Kısa cevap: Yaygın kullanılan ölçüt, net gelirinizin en fazla %30'unu ev kirasına ayırmaktır. Ancak bu bir kural değil, başlangıç noktasıdır. Yüksek borç ödemeniz varsa, tek gelirle yaşıyorsanız ya da işiniz mevsimselse %25 daha güvenli; borcunuz yok, ulaşım masrafınız düşük ve tasarruf oranınız yüksekse %35'e kadar çıkabilir. Doğru oranı bulmanın yolu, kira gideri ile birlikte gelen tüm kalemleri (aidat, ısınma, ulaşım, taşınma) tek bir toplamda görmektir.
Bu oran, konutun bütçedeki en büyük tek kalem olduğu ve geri kalanla yaşamın sürdürülebilir olduğu varsayımına dayanır. Mantığı basit: gelirinizin üçte biri barınmaya giderse, kalan üçte ikiyle beslenme, ulaşım, sağlık ve tasarrufu karşılayabilirsiniz.
Geçerliliğini yitirmiş değil ama iki noktada dikkat gerekiyor. Birincisi, oranı brüt gelir üzerinden değil, elinize geçen net gelir üzerinden hesaplamalısınız. İkincisi, kirayı tek başına düşünmek yanıltıcı; bir daireye taşındığınızda aidat, ısıtma, su, internet ve bazen ulaşım maliyeti de değişir. Bunları toplayıp "barınma maliyeti" olarak bakmak daha doğru sonuç verir.
Üç adımlık bir hesap yeterli:
Bir örnek: net geliri 30.000 TL olan biri için barınma sepetinin üst sınırı 9.000 TL. Aidat 800, faturalar ortalama 1.500 TL ise gerçekçi kira aralığı 6.500–6.700 TL civarıdır. İlanlarda "7.500 TL kira" gördüğünde bunun aslında 9.800 TL'lik bir yükümlülük olduğunu bilmek, sonradan gelen sürprizleri engeller.
Bazı durumlarda evet. İşyerine yürüme mesafesinde oturmak ulaşım ve zaman maliyetini gerçekten düşürüyorsa, kirada %5 fazla ödeyip ulaşımda tasarruf etmek toplamda kârlı olabilir. Aynı şekilde evden çalışıyorsanız ekstra bir oda, dışarıda ofis kiralamaktan ucuza gelir.
Ama kısılan kalem tasarruf ise dikkat. Kirayı yükseltip acil durum fonuna ayırdığınız payı sıfırlamak, tek bir arıza veya gelir kesintisinde sizi kredi kartına mahkûm eder. Barınma maliyeti bir kez yükseldiğinde geri çekilmesi en zor kalemdir; sözleşme, depozito ve taşınma masrafı sizi bir yıl bağlar. Bu yüzden esnek harcamalardan değil, gerçekten kalıcı bir tasarruftan feragat ediyorsanız durup düşünün.
Taşınmanın peşin maliyeti çoğu kişiyi hazırlıksız yakalar: genellikle bir kira depozito, emlakçı komisyonu, nakliye, temizlik, eksik eşya ve abonelik açılışları. Toplamı iki-üç aylık kiraya yaklaşabilir. Bu tutarı ayrı bir "taşınma kasası" olarak biriktirin; acil durum fonundan yemeyin.
İlk üç ay faturaları ayrı bir kategoride izleyin. Gerçek barınma maliyetiniz tahmininizden yüksek çıkarsa, harcama kategorilerinizi gözden geçirip esnek kalemlerde kalıcı bir düzeltme yapmanız gerekir. Yıllık zam dönemine üç ay kalmışken de aynı hesabı tekrarlayın: yeni kira, gelirinizin yüzde kaçını götürecek?
| Durum | Önerilen oran (net gelir) | Gerekçe |
|---|---|---|
| Borcu yok, tek kişi, ulaşım masrafı düşük | %30–35 | Diğer sabitler az, esneklik yüksek |
| Kredi/kredi kartı borcu ödüyor | %20–25 | Borç kapatma önceliği |
| Değişken veya mevsimsel gelir | %25 | Düşük aylarda da ödenebilir olmalı |
| Çocuklu hane, tek gelir | %25–30 | Eğitim ve sağlık kalemleri ağır |
| Ev arkadaşıyla paylaşımlı | %20–25 | Kişi başı maliyet düşer, tasarruf payı artar |
Net. Vergi ve kesintiler sonrası elinize geçen tutar üzerinden bakmazsanız, kâğıt üstünde uygun görünen bir daire pratikte bütçenizi zorlar.
Üç seçenek var: geliri artırmak, maliyeti paylaşmak (ev arkadaşı, oda kiralama) veya sözleşme bitiminde daha uygun